Pazar Notları-3

 

 

Affedilmeyi isteyen şarkılar dinledim, aynı İstanbul aynı pencere aynı hava.

Yine söyledi genç adam, son kez nefes alış verişini dinlediğini,

 Ve bir Pazar daha geldi.

Kurcalanan telefon, anlaşılmayan televizyon sesi, yanlızlığın rutini.

 

Sesleri dinliyorum, insan sesleri gürültüye karşmış anlamsız,

Öyle bir Pazar. Anlamsız insan sesi olabilir mi?

 

Huni takmış kafalar lanetlerin çekimserliğiyle yıkanırken,

Kış günü terleyen ben.

 

Kokuyorum da.. Bir oda ötesine erinirken, bir banyo Harran ovasına su drenajı yapmak gibi geliyor.

Üzerimde gecenin teri. Gerzekliğin cenabetliği.

 

Bu gün Pazar. -13 decede mini etek giymiş gibi öz güvenliyim.

Hayret yataktaki kim?

 

Tanıdıklarım hayatın keşmekeşinde bir hatır soramamanın erdemliliğindeyken,

Tanımadıklarım haftada bir yatakta, ülserim ve ben yanlızız aslında.

 

Her Pazar bir şey öğrenirim ben.

Fransızlar çirkinliğinden ve şişmanlığından erkek arkadaş bulamayan kızları bizim memlekete tatile gönderirlermiş.

Doğru yanlış hatırladığım öyle. En azından tecrübemle sabit. Üstelik Fransızcam bitik.

 

Tüllerde kalorifer isi var. Kaç yıldır kimbilir ordalar. Bir mimar gözüyle gothic çağrışımlar yaptığını düşünüyorum…

Odanın ortasındaki parlamış botlarımlada ışıkla uyumu sağlamış.

Her göz istediğin görüyor yani.

Korkulu bir rüyanın olduğu anki heycanla gözlerimi sıkıyorum, atarlı bir ergenin sopaya kafa atması gibi,

Açıyorum kapaklarımı, hala aynı manzara.

İşaretler, inançlar, melez bi kadının güzelliği gibi duran yoğurtlu havuç parçaları.

Bitmez bu Pazar.

 

En son ne zaman özledim. 

Bu Pazar anladığım; Düşünmek hiçbir zman sorun çözmüyor. Hep başka sorular getiriyor aklına.

Ve cevaplayamayacağın bir soruyla karşılaştığında kendine yalan söylüyorsun. Kendine yalan söyleyen birnin kandıracaklarını düşünmek bile istemezsin. Kendine vurdumduymaz olanı düşünmek bile istemezsin. Cevap aramamalıyım, cevap olmalıyım.

 

Bu yataktaki kim?

 

Memleketimizin ilk savaş tazminatı geldi aklıma.

Askerimiz günlerce ayağında olan çorabını bağırmasın diye ingiliz bi askerin ağzına dayıyor. Ve adam kokudan ölüyor.

 

Bitliste bir çocuk dördüncü kattaki evin balkonundan elektrik tellerine işerken çarpılıyor. Böylece iletken ve yalıtkanlığın ne oloduğunu öğreniyor.

 

Yatak odasında prezervatif bulan çocuğun annesine anne anne bu ne işe yarıyor diye sorması ve annesninde baban onunla fare yakalıyor demesi sonucunda  çocuğun aklına gelen ilk soru “babam fareleri s..er.k mi yakalıyor” olması.

 

Daha bir çok şey…

Dedim ya bugün Pazar insanın aklına herşey geliyor.

 

ayazmai

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !